SORUMLULUK
Sorumluluk, kişinin kendi ve başkalarına karşı yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerini zamanında yerine getirilmesi zorunluluğudur.

Sorumluluk, karakterinen önemli öğelerinden biridir.Sorumluluk duygusu ya küçük yaşta doğal olarak var olan çevre sebebiyle insanın içinde yer eder veya daha sonra dışarıdan verilen eğitimle yaratılır.
Sorumlu olan kişi kendi üzerine düşen görevleri ve işlevleri zamanında ve istenilen şekilde istenilen biçimde yerine getirmek zorundadır.

Sorumluluk sahibi çocuklar kendi kararlarını verebilen, değer yargılarını gözeten, kendine güvenli, üstüne düşen görevleri kendi başına yapanlardır. Sorumlu insan;gereksiz yanan lambaları söndürür, suyu boşa harcamaz,tutumlu olur.Yaptığı hatayı sahiplenir, özür diler ve hatasını düzeltmeye çalışır.Kendilerini diğer canlılara karşı sorumlu görür.

Çevresindeki canlılara zarar vermez.Gideceği yere geç kalmaz, söz verdiği yere zamanında gider.Evdeki görevlerini bilir ve bunları asla aksatmaz. Sorumluluk duygusu aşılamakta ailenin rolü çok önemlidir.

Ailelerin yapması gerekenler; başarması için çocuklarını desteklemesi , onun adına düşünmek yerine, kendi sorununu çevresi için çocuğuna fırsat vermesi gerekir. Çocuğun kendi kendini yöneten yüksek benlik saygısına sahip, doyumlu bir birey olarak gelişmesi, büyük ölçüde ona sağlanan fırsatlara ve ebeveyn yaklaşımına bağlıdır. Koruyucu ebeveyn yaklaşımı, çocuğun bağımsız ve sorumluluk hissetmesini engeller.

Ebeveynler iyi niyetle yaklaştıklarını düşünerek çocukları için herşeyi yapmaları gerektiğine inanırlar ve onların bütün yaptıklarından kendilerini sorumlu hissederler.Yemeğinden, giyimine,ev ödevlerinden, arkadaş seçimine kadar, çocuk adına herşeye karar verirler.
Fakat çocuklarını bütün sonuçlardan korudukları için onların öz güvenlerini ve bağımsızlıklarını yok edebilirler.
İki buçuk yaşından başlayarak döke saça da olsa çocuğun çorbasını kendi başına içmesine fırsat vermek, kendi odasında kendi yatağında yatmasına ortam hazırlamak,sofra hazırlama, alışveriş gibi konularda onun yardımını beklemek, “Sorumluluk” konusunda çocuğu cesaretlendirici ve destekleyici bir ortam sağlar.

Bu ortam çocuğun kendi kendine yetmesine ve kendini yönetmesine fırsat vereceğinden onun kendine olan güvenini de arttıracaktır.

Hayatın her aşamasında, sorumluluk farklılaşarak kişinin uyması gereken ödevleri ortaya çıkarır. Sorumluluğun bilincinde olan insanlar, tüm bu aşamaları, olması gerektiği gibi yerine getirir ve bu da hem kendisi hem de toplum için en iyisi olur.