Değerli arkadaşlar öncelikle merhabalar ..
Bugün sizlere sevgi den behsetmek istiyorum. Sevgi nedir ? Neyi severiz? Kimi ve nasıl severiz?
Yukarıda belirttiğim gibi insanlar sevgi ile bir bütündür bazen bir kuşa , bazen bir bitkiye ağaca bazen bir nesneye sevgi duyabiliyoruz.
Peki sevgi denince kirmamak dokmemek daha mülayim daha sakin bir ruh halinde oluyoruz . Bazen sohbet sunucularinda özellikle duyarız ben kuş severim, yada köpeğim olmadan olmaz diyenler olur chat yaparken sadece bunu sohbete aktaririz lakin yasamak farklı birsey Diyeceksiniz ki bir örnek gösterin..

Ben sizlere sevgili Mustafa Kemal Atatürk’ün ağaca olan sevgisini örnek gösterecegim öyle ki Mustafa Kemal Atatürk 10 Ağustos 1930 yılında yalavoda bulunan bir çiftliğe. Gittiğinde çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır bahçıvani yanına sesleyerek neden ağacın dallarını kestiğini sorar bahçıvan ise cevap olarak
Ağacın dalları uzandığı için binanın duvarına denk geldiğinden kesmek istediğini belirtir.
Lakin Atatürk bu cevap ile tatmin olmaz ve şöyle der ” ağaç kesilmeyecek bina kaydirilacak” der.
İstanbul belediyesine intikal eden bu görev belediye Fen işleri yollar köprüler şubesi sorumluluğu alır.
Başmühendis Ali Galip Alnar yanında bulunan ekibi ile yalovaya intikal eder.8 Ağustos 1930 yılında bina etrafındaki toprak büyük özenle kazılarak yapının temel noktasına kadar inilir.

İstanbul’dan getirilen tramway raylari evin temeline dikkatlice yerleştirilir.milim milim santim santim çalisilarak bina kaydırma işlemi başlatılır.
Tramway raylarinin yardımı ile ev ağaçtan uzaklaştırılırken sıcak bir yaz akşamında sevgili Mustafa Kemal Atatürk ile kız kardeşi Makbule Atadan, vali vekili Muhittin bey, Emanet Fen müdürü Ziya bey ve cumhuriyet gazetesi baş muhabiri Yunus Nadi nezaretinde ev 4.80 metre civarında kaydirilir.

Bu riskli iş 10 Ağustos 1930 yılında tamamlanir. Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’ün ağaca olan sevgisinden dolayı bu binanın ağaçtan uzaklaştırılması için verdiği karar ile ağacın kesilmesini önlemiş ve o binaya da yürüyen köşk ismini vermiştir .

Ben bunu ilk okudumda hissiyatı mi sizlere anlatamam ancak okudukça anlarsınız. Öyle ki ben yürüyen köşkün içerisini merak ederek araştırdım birazda bundan bahsetmek istiyorum .
Yürüyen köşk kare ahşap yapıdan etrafı sütunlarla çevrilidir.giris kapısı doğuda olup alt katta küçük bir oda, oturma odası, kristal camlarla kaplı deniz manzaralı toplantı odası tuvalet-dus mevcuttur.
Giriş kapısının sağından ahşap merdivenlerle üst katta küçük bir sofaya dinlenme odası , yatak odası,tuvalet banyo mevcut olup kısa bir koridorun sonunda terasa çıkan bir kapı vardır .
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği üzerine köşkte mutfak yaptırılmamistir.

Değerli arkadaşlar sevgi sadece dilde değil harekette de gosterilmelidir. Sizler de sevgi ile duygu beslediginiz her ne var ise yaptığınız hareketlerle sevginizi gösterin . Asla vazgeçmeyin sevdikleriniz için değer …